''DÜNYANIN EN ETKİLİ BİLİM İNSANLARI 2019'' LİSTESİ'NDE 5 ÖĞRETİM ÜYEMİZ YER ALDI

Stanford Üniversitesi'nin koordinasyonunda gerçekleştirilen “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'dan  toplam 14 bilim insanı yer alırken;  fakültemizde görev yapan 5 öğretim üyesi de listedeki isimler arasındaydı.   

Elsevier'in lider hakem denetimli akademik literatür platformu ScienceDirect’in “PLOS Biology” isimli dergisinde açıklanan araştırma sonuçlarına göre Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları arasında yer alan  Romatoloji Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr.Hasan Yazıcı ve Prof. Dr.Emire Seyahi, Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr.Aksel Siva, Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Emin Özbek ve Temel Bilimler Biyoistatistik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Abdulbari Bener fakültemizi gururlandıran bu önemli başarı ile ilgili açıklamalarda bulundular;

-“Böylesine önemli bir çalışmada ismimin yer alması mutluluk verici"

Prof.Dr.Hasan Yazıcı; 1969’da Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdim.  1969-1974 yılları arasında  ABD’de iç hastalıkları ve romatoloji uzmanlığımı aldım. 1977’de Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Romatoloji Bilim Dalını kurup 2012 yılında ise emekli oldum. Ana ilgi ve araştırma alanlarım Behçet Hastalığı, klinik araştırma metodolojisi ve bilim etiği oldu.                                                                     

1977’de fakültemizde hastalıkla ilgili değişik bilim dallarından meslektaşlarımla birlikte kurduğumuz multidisipliner Behçet Hastalığı Merkezi  günümüzde hastalara hizmet vermeye ve bilimsel araştırmalara devam etmekte. Gerek Behçet Hastalığı’nda, gerekse de ülkemiz araştırıcılarının herhangi bir bilim dalında planladığı ilk çift kör plasebo kontrollü ilaç çalışması bu merkezde  gerçekleşmiştir. Çalışmaya başladığımız yıllarda özellikle genç erkeklerde %80 oranında görülen görme kaybı, aynı merkezin  uluslararası  bilimsel katkılarına koşut, günümüzde % 10-15 dolayına geriledi.  

Büyük çoğunluğu öğrencilerimle birlikte olan, çok sayıda özgün yayın, derleme, temel ders kitaplarına katkı  ve başyazı yazdım. Türkiye Romatoloji Derneği kurucu üyesi, Bilim Akademisi (Türkiye) ve Avrupa Bilimler Akademisi  üyesiyim. 2011’de Amerikan  Romatoloji Derneği (ACR)  Master ünvanını, 2012’de de Avrupa Romatizmayla Savaş Ligi (EULAR) Üstün Hizmet Ödülünü aldım;,TÜBA  Bilim Ahlakı Komitesi ve İÜ Etik Kurulu, kurucu başkanlıklarını yaptım.  Böylesine önemli bir çalışmada ismimin yer almasından dolayı hem şahsım hem de fakültem adına büyük mutluluk yaşıyorum.

-"Bilimle uğraşan insanlar inatçı olmalı, yılmadan çalışmaya devam etmeli"

Prof.Dr.Emire Seyahi; İstanbul Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisiyken dahiliye stajı sırasında serviste yatan sklerodermalı bir kadın ile gözleri görmeyen genç bir Behçet hastasından öykü alırken romatoloji ile tanıştım. Mezun olduktan sonra önce Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıklarında daha sonra halen görev yaptığım romatoloji bilim dalında çalışmaya başladım. Tüm çalışma hayatım Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde geçmiştir. İlk olarak Behçet hastalarının 20 yıl sonraki durumlarını araştırmaya başladım. Hastaların son durumlarına ulaşmam oldukça zahmetli oldu, ancak çalışma bittiğinde hastalığın patogenez ve kliniğine ışık tutan ve hala sıklıkla kaynak olarak gösterilen önemli bir çalışma ortaya çıktı. Daha sonra yine Behçet hastalığındaki çeşitli damar tutulumlarının klinik özelliklerini ve inflamatuar hastalıklarda ateroskleroz varlığını inceledim. Son yıllarda büyük damar vaskülitlerine yönelmekle beraber Behçet hastalığının vasküler tutulumuna yönelik çalışmalarım devam etmektedir.

Hocam Prof Dr Hasan Yazıcı ‘sana ait anlatacak bir hikayen/öykün olmalı’ derdi ve eklerdi: -İnsan günün sonunda ben bugün ne yaptım diye sormalı ve önce kendine sonra başkalarına hep dürüst olmalı.

Bilimle uğraşan insanların çok iyi gözlem yapması gerektiğine, inandıkları konuda inatçı olup, yollarına çıkacak zorluklardan yılmadan çok çalışması gerektiğine inanıyorum.  

-"Listede yer alıyor olmaktan dolayı onur duydum

Prof. Dr. Abdülbari Bener; 1976-1979 yıllarında University College London' da Biyometri ve Genetik konularında doktoramı yaptım. İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Sağlığı bölümünde Ast. Profesör olarak kariyerime başladım. 35 yıl İngiltere’nin değişik üniversitelerinde  ve eş zamanda Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, ve Katar (Weill Cornell)'daki üniversitelerde Halk Sağlığı bölümünde Profesörlük yaptım. Dünya Sağlık Teşkilatında değişik bölümlere danışmalık ve kitap yazarlığı yaptım. 20’nin üzerinde prestijli dergilerde editörlük ve misafir editörlüğü (MDPI, Frontiers, BioMedCentral, DOVE, Hindawi, BMJ, Open BMJ, vb.) ve 30’un üzerinde mecmuaya hakemlik yapmaktayım. 19 kitap chapteri ve 600’ün üzerinde makale yazdım (400e yakını PubMed web sayfasında mevcut). 30’un üzerinde Doktora talebem ve 35’in üzerinde Yüksek Lisans talebem oldu. Körfez ülkelerinde, bilimsel araştırma projelerim toplam $35 milyon araştırma fonu ile desteklendi. 2014 yılında ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesin’nde göreve başladım. Benim için hayatım boyunca bilim herşeyden önce geldi. Üniversitemizin öğretim üyelerinin de içinde bulunduğu dünyanın en etkin bilim insanları listesinde yer almak da beni çok onöre etti.

-"Başarılar asla bireysel değil, takım çalışmasının bir sonucudur”

Prof.Dr. Aksel Siva; Üniversite sınavında aldığım puanla Cerrahpaşa ile Çapa arasında seçim yapmaya çalışırken (o yıllarda “Çapa” bizden daha yüksek puanla öğrenci almaktaydı) annemin babamın doktoru olan ve Üniversitemizin efsane hocalarından rahmetli Prof. Dr. Nejat Harmancı’dan bu konuda fikir almak üzere randevu almıştım. Liseden yeni mezun genç bir öğrenciyi hoca karşısına almış ve tatlı tatlı dinledikten sonra “aslında yok birbirimizden farkımız, ama biz Cerrahpaşa’yız” demişti. O anda kararımı vermiştim ve 1972’de bir öğrenci olarak başladığım Cerrahpaşa’lı olma serüvenimi bugün halen büyük bir onur ve sevgiyle sürdürmekteyim.

Son yıllarda, sadece ülkemizde değil tüm dünyada sağlık sistemlerindeki değişimlerin eğitim ve araştırmaya olumsuz etkileri, fakültemizin giderek zorlaşan fiziki koşulları, ardından da üniversitemizin bölünmesi ve en son olarak pandemi döneminde tüm yaşadığımız güçlüklere rağmen Cerrahpaşa’lı olmanın farkını, bu aile’nin bir parçası olmanın bilincini, onurunu ve coşkusunu bir kez daha hep birlikte yaşadık ve yaşamaktayız…

Üniversitemizin dünyanın en etkili bilim insanları arasına giren öğretim üyeleri arasına katılmam benim için doğal olarak özel bir onur. Ancak bu bilimsel başarıların bireysel olmadığını, kişinin bir parçası olduğu kurumunun ve de özellikle çalışma arkadaşlarının ortak bir sonucu olduğunu vurgulamak isterim. Bugün nörolojide çok uzun yıllardır çalışma arkadaşlarımla birlikte yaptığımız ve heyecanımızı yitirmeden geliştirerek sürdürdüğümüz çalışmaların ürününü yaşamak verimini görmek çok güzel. Zaman içinde bu çalışmaların bir diğer getirisi olarak içinde yer aldığımız ya da kimisini bizim başlattığımız ulusal ve uluslararası çalışma gruplarınca ortak yürütülen araştırmaların uluslararası bilimsel dünyada çalışmalarınızın bilinmesine katkısı da bu sürecin bir diğer doğal sonucu. Bu yolculukta birlikte yol aldığınız çalışma arkadaşlarınızın aynı özveriyle çalışmaları, bilimsel etiğe bağlılıkları, ekibin diğer bireylerine inanmaları ve birbirlerini sevmelerinin başarının en temel anahtarları olduğuna inanmaktayım.

Bana göre bilimsel alanda ilerleyebilmenin koşulları, köklü bir bilgi üzerinde güncel gelişmeleri izlemek ve her an her bilgiyi sorgulamak ve bilinenin ötesine gitmeyi düşünebilmek! Mutlak doğru bir bilgiye ulaşılamayacağını, ama en azından o yolda ilerleyebilmek için bilginin değişkenliğinin bilincinde olma, her bilim gurusunun her dediğinin doğru olmayabileceğinin farkına varmak, bilimsel bağnazlık ve öğretilmiş düşünce sistemlerinin ötesine geçebilmek ve farklı düşünebilmenin önemli olduğuna inanmaktayım.

-"Yaşadığımız çağda servetin kaynağı insan zihni ve hayal gücüdür"

Prof. Dr. Emin Özbek; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’ndan uzman olduktan sonra değişik üniversite ve eğitim hastanelerinde öğretim üyesi olarak görev yaptım, yurtdışı tanınmış merkezlerde bulundum. 2017 yılından beri Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne geçmemin nedeni ülkemizin köklü bir tıp fakültesi olması nedeniyle daha fazla araştırma imkanları olacağını düşünmemdi.

Bir öğretim üyesinin rutin modern  klinik uygulamaları hastalarına uygulamalarının yanı sıra eğitim-öğretim ve araştırma faliyetlerini yapması da asli görevlerindendir diye düşünüyorum. Araştırma alanım ağırlıklı olarak “Moleküler Üroloji” ile ilgilidir. Hastalıkların mekanizmalarını araştırmak, yeni modeller geliştirerek hastalıkların mekanizmalarını ortaya koymada yardımcı olmak ve yeni tedavi protokolleri geliştirmek moleküler Ürolojinin başlıca ilgi alanlarıdır. İhtisas aldığım Ege Üniversitesi Üroloji kliniği ve yurtdışı eğitimlerimin çalışma- araştırma  disiplini kazanmamda ciddi etkileri olmuştur.  

İçinde bulunduğumuz çağda, servetin ve sermayenin gerçek kaynağı insan zihni, insan ruhu ve insan hayal gücüdür. Günümüzde toplumların en değerli varlığı yetişmiş insan gücüdür. Her seviyedeki yöneticilerin bunun bilincinde olması ve bilgi üretmenin önündeki idari/bürokratik engellerin kalkması ile üniversitemizde de dünya standartlarında bilgi üretimi artarak devam edecektir.

Üniversite/Fakülte yönetimimizin bir “araştırma üniversitesi” olan üniversitemiz ve fakültemizde gelişmiş ülkeler seviyesinde çağdaş araştırma, bilgi üretimi için gerekli standartları oluşturmak konusunda gerekli çabayı göstereceklerine inancım tamdır.

 Haber: Ceylan ÇAKMAK